|
1. AGREGALARIN
GRANÜLOMETRİSİ
Agregaların granülometri bileşimi ile şunu anlıyoruz. Agregayı teşkil eden
taneler muhtelif boyuttadır. Fakat aynı bir agrega numunesinde belirli
büyüklükteki taneler daima belirli miktarda bulunur. İşte granülometri bileşim
bize boyutlan belirli limitler arasında bulunan tanelerin ne miktarda agrega
içinde bulunduğunu açıklar. Bu maksatla agregalar üzerinde «granülometri
deneyleri» yapılır.
İleride açıklanabileceği
gibi bir agreganın granülometri bileşiminin o agregayı kullanarak üretilen
betonun özelikleri üzerinde gayet önemli etkileri vardır. Bu itibarla
kullanılmadan evvel bir agreganın granülometri bileşiminin muhakkak saptanması
gereklidir.
1.1.
Granülometri Deneyinin Yapılışı
1.1.1
Elekler hakkında genel bilgi
Bir
agreganın granülometri bileşimi numuneyi muhtelif eleklerden elemek suretiyle
saptanır. Elekler belirli boyutlara sahip; dairesel delikler veya kare şeklinde
gözlerden meydana gelmek suretiyle iki değişik tiptedir. Metal levhaların eşit
aralıkla delinmesi suretiyle aynı çapa sahip deliklerin meydana gelmesiyle
belirli boyutlu bir elek yapılmış
olur.

Bu elekte
agrega elendikten sonra bir kısım taneler elek üstünde kalacak bir kısmı ise
geçecektir. Elek üstünde kalan tanelerin boyutları delik çapı olan (d) den
büyük, buna karşılık elekten geçenleri (d) den küçüktür. Tellerin örülmesi
sonunda kare şeklinde gözlerin meydana gelmesiyle ikinci tip elekler elde
edilir. Bu şekilde yapılmış bir elekteki gözlerin iç boyutlarını (a) ile
gösterelim. Böyle bir elekten geçen agrega tanelerinin boyutlarının (a) dan
küçük olduğu kesinlikler söylenemez. Zira agrega taneleri küre şeklinde veya
benzer şekilde düzgün taneler değildir. Bu bakımdan elipsoit şeklindeki
tanelerin karenin köşegen doğrultusunda elekten geçmesi kabildir. Böylelikle
dairesel delikli elekle, gözlerden meydana gelen elekler arasında önemli bir
fark vardır. Dairesel delikli eleklerle yapılan deneylerde bulunan sonuçlar
hakikati daha iyi ifade ettiği yukarıdaki açıklamadan anlaşılmaktadır. Bu konuda
yapılmış olan çalışmalarda (a) göz boyutunun karşılığı olan dairesel deliğin (d)
çapı arasında şu bağıntının bulunduğu kabul edilmiştir:
1,25a = d
Elek
boyutları, diğer bir deyişle delik çapı veya göz boyutu, belirli bir değerden
hareket etmek suretiyle geometrik bir serinin muhtelif terimleri olarak hesap
edilir. Birleşik Amerika’da ASTM 'in saptadığı elek serisinde gözün başlangıç
boyutu 0,419 mm. olarak alınmakta, bundan sonra gelen boyut (0,149X2)
=0,298 mm, bunu izleyen 0,149x2X2=0.569 mm olmakta ve boyutlar bu şekilde
artarak saptanmaktadır. Bu durumun bir sonucu olarak,
en
küçük boyut, bunu izleyenler sırasıyla
ise
bu; değerler arasında şu eşitsizlikler vardır.
<
Agrega
tanelerinin küçülmesiyle taneler harç ve beton üzerinde etkilerinin önemi çok
artmaktadır. Bu sebepten dolayı küçük boyutlar bölgesinde agregaların
bileşimlerinin daha duyarlı bir şekilde saptanması gerekmektedir. Yukarıdaki
eşitsizlikler bize bu olanağı sağlamaktadır.
Agregaların granülometri bileşiminin saptanması için her ülkede bir elek serisi
kabul edilmiştir. Bizim ülkemizde bu bakımdan tam birliğin varlığı ileri
sürülemez. TSE tarafından TS706 ve TS707 de hem ASTM ve eski Alman elek
serilerine yer verilmiştir. ASTM ’de gözlerden ibaret bir elek serisi kabul
edilmiştir. Buna göre bu seriyi meydana getiren eleklerde göz boyutları (Tablo
1-I) de gösterilmiştir.
Tablo
1–I
TS ’ye
göre Agrega Elek Serisi
|
Göz Boyutu |
0,149 |
0,297 |
0,59 |
1,19 |
2,38 |
4,76 |
9,52 |
19,1 |
|
Elek No |
100 |
50 |
30 |
16 |
8 |
9,52 |
… |
… |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Göz Boyutu |
25,4 |
38,1 |
50,8 |
63,5 |
76,2 |
88,9 |
152,2 |
|
Eski Alman
elek serisi ise dairesel deliklerden ibarettir, yalnız 0,2 mm örgü elektir. Bu
elek serisinin boyutları Tablo 1-II de verilmektedir.
Tablo 1-II
Alman normuna göre elek serisi
|
0,2 mm/m
|
1m/m
|
3m/m |
7m/m
|
15m/m
|
30m/m |
50m/m
|
70m/m |
Burada
üzerinde önemle durulması gereken husus şudur: bir agreganın granülometri
bileşiminin hangi tip eleklerde bulunduğu muhakkak açıklanmalıdır. Beton
bileşiminin hesaplanması ile ilgili bir takım esaslar dairesel delikli eleklere
göre saptanmıştır. Böyle bir durumda bu esasları örgü elekleriyle bulunan bir
granülometri bileşim üzerinde uygulamak çok hatalı bir davranıştır. Örgü
elekleriyle saptanan granülometri bileşiminden, 1,25a = d denklemi kullanılarak
dairesel delikli eleklerle elde edilecek bileşim hesaplanmalı ve ancak bundan
sonra betonun bileşimiyle ilgili esaslar uygulanmalıdır.
Deneyin
yapılış şekli:
Granülometri deneyi veya elek analizi üç işlem sonunda yapılır.
a)
Numunenin alınması
Deney
tamamen kuru numuneler üzerinde yapılır. Agrega rutubetli ise bir etüvde
kurutulduktan sonra deneye tabi tutulur. Kum ve çakıl yığınının etek ve tepe
kısmında numune alınmamasına dikkat etmek lazımdır. Yığının orta seviyesinden
alman numune en iyi bir şekilde o agregayı temsil eder.
Deney için
alınacak malzeme miktarı çok önemlidir. Taneler büyüdükçe granülometri bileşimin
hakiki durumuna kabil olduğu kadar yaklaşması için daha fazla miktarda malzeme
üzerinde deney yapmak lazımdır. Bu konuda fikir edinmek için TS 707'nin
öngördüğü değerler Tablo 1-III de verilmektedir.
Tablo 1-III
Granülometri deneyi için minimum malzeme miktarı
|
En büyük
tane boyutu
|
Minimum malzeme
miktarı |
|
4,76 mm
9,52 mm
19,1 mm
38,1 mm |
0,5 kg
1,0 kg
5
kg
15
kg |
Not:
Burada en büyük
boyut, örgü elekleri ile saptanmaktadır.
b)
Eleme işlemi:
Gerekli
şartları yerine getiren numune boyutu en büyük olan üstüne konur ve elemeye
başlanır. Elekten geçenler boyutu hemen küçük olan elek üstünde toplanır ve bu
elekten elenir. Bu şekilde boyutu en küçük olan eleğe kadar hareket edilir.
Genel olarak eleme işi özel eleme makineleri ile yapılmaktadır. Bu maksatla bir
seri elek en küçük boyuttan başlayarak sıra ile üst üste geçirilir. En üstte
bulunan en büyük boyutlu elek üzerine numune konulduktan sonra elek takımı
makineye yerleştirilir. Makinenin meydana getirdiği sarsıntı ve sarsma
hareketleri sonunda 10-15 dakika içinde eleme işi sona erer.
c)
Tartma işi:
Eleme
işlemi sonunda her elek üstünde bir miktar malzeme kalmış bulunmaktadır. En
büyük boyutlu elek üstünde kalan agrega tartılır. Bu elekten hemen sonra gelen
daha küçük boyuttaki elek üstünde kalan, bir üst elek üstünde kalana eklenerek
tartılır ve bu işe sonuna kadar aynı şekilde devam edilir. Bu maksatla 0,1 gr
duyarlıklı bir terazi kullanılması yeterlidir.
1.2.
Granülometri Eğrileri Ve Bunların Özellikleri
Bir
agreganın granülometri bileşimi en iyi bir şekilde granülometri eğrileri
vasıtasıyla ifade edilir. Deney sonuçlarından itibaren granülometri eğrisinin ne
şekilde çizilebileceğini bir örnek üzerinde açıklayalım.
10 kg
ağırlığında kum ve çakıl karışımı üzerinde Alman elek serisini kullanarak ve 30
m/m. den başlayarak granülometri deneyi yapılıyor. Elek üstünde kalanları
birbirine eklemek suretiyle tartıyor ve bulunan sonuçlarını kaydediyoruz. Bu
suretle aşağıdaki tablo sütun (2) deki değerleri elde etmiş olalım.
Tablo1-IV
Granülometri Eğrisi Ordinatlarının Hesabı
|
Elek boyutu |
Elek üstünde kalan
malzeme miktarı |
Elek üstünde kalan
yüzde malzeme
miktarı
|
Elekten geçen
yüzde malzeme
miktarı |
|
30
m/m |
0,000 |
0,000 |
1,000 |
|
15
m/m |
3,285 |
0,329 |
0,671 |
|
7
m/m |
4,462 |
0,446 |
0,554 |
|
3
m/m |
5,953 |
0,595 |
0,405 |
|
1
m/m |
7,752 |
0,775 |
0,225 |
|
0,2 m/m |
9,553 |
0,995 |
0,045 |
Bu
değerlere göre 15 m/m’lik elek üstünde 3285 gr kalmıştır. 7 m/m’ lik üstünde
kalan 15 m/m. lik elek üstünde kalana eklediğimiz vakit malzeme miktarı 4462 gr
oluyor. Şu halde malzeme boyutu 7 mm den büyük olan tanelerin miktarı 4462 dir.
4462/1000 oranı veya 0,446 yüzde itibariyle 7 m/m. den büyük olan tane miktarını
vermektedir. Bu şekilde hareket etmekle yukarıdaki Tabloda (3) üncü sütunun
değerlerini yani yüzde olarak belirli bir boyuttan büyük olan tanelerin
miktarını bulmuş oluyoruz. Bu sütundaki değerlere göre 3 m/m den daha büyük olan
taneler toplam agreganın (0,595) dir. Kolaylıkla görülür ki 3 m/m den küçük olan
tanelerin miktarı 1 — 0,595 = 0,405 değerine eşittir. Şu halde (3) sütunundaki
değerleri (1) den çıkarmak suretiyle, yüzde cinsinden elekten geçen malzeme
miktarlarını yani (4) sütununa ait değerleri elde ediyoruz.
Şimdi (x)
ekseni (d) yi tane boyutu veya elek boyutunu, (dairesel delikli eleklerde delik
çapı) (y) ekseni belirli bir boyuttan küçük olan malzeme miktarını gösteren bir
eksen takımı seçelim. (Bak. Şek.1-2) deki tabloda sütun (4) de gösterilen her
bir (d) boyutuna ait değerler bu eksen takımında birer nokta ile gösterilebilir.

Şekil 1 -2
Bu şekilde
saptanan noktaların sırası ile birbirine birer doğru parçası ile birleştirilmesi
sonumda bir diyagram elde edilir ki buna agreganın granülometri eğrisi denir. Bu
eğri üzerinde koordinatları ( )
ve ( )
olan bir noktası
alınırsa şöyle bir durum var demektir. Agrega içinde boyutları
den
küçük olan tanelerin ağırlık cinsinden miktarının toplam malzeme ağırlığına
oranı ’e
eşittir. Tanelerin özgül ağırlığının tane boyutuna bağlı olmadığı kabul
edilirse, kolaylıkla görülür ki aynı
zamanda ’den
küçük hakiki hacim cinsinden malzeme miktarının malzemenin toplam hakiki hacmine
oranını göstermektedir. Kısaca birbirine ait
ve
değerleri
için şunu söyleyebiliriz. Karışımda ’den
küçük tane miktarı yüzde cinsinden değerine
eşittir. Yukarıda şekilde tanımlanan bir agreganın granülometri eğrisinin şu
özelliklere sahip olduğu kolayca anlaşılır.
Granülometri eğrileri daima çoğalan eğrilerdir. Bu eğrilerde ancak yatay doğru
parçaları bulunabilir. Eğrinin ordinatları (0) ile (1) arasında değişir.
Granülometri eğrisi p = 1.00 doğrusuna ne kadar yakın ise bu eğriye ait agregada
o kadar ince tane, yani boyutlan küçük tane bulunur Eğrinin p = 0.00 doğrusuna
yaklaşması ise agregada fazla miktarda iri tane bulunduğunu gösterir.
Granülometri eğrisi üzerinde gibi
ikinci bir nokta alalım. Bunun koordinatları
olsun.
İse
boyutları arasında
bulunan tanelerin miktarı ( )'e
eşittir. (Bak. Şekil 1-2).
Birbirinden farklı iki agreganın granülometri eğrileri (Şekil 1-3) de A ve B
eğrileri ile gösteriliyor. Bu iki agregayı birbirine istenilen herhangi bir
oranda karıştırılması ile elde edilen agreganın granülometri eğrisi (A) ve (B)
eğrileri arasında kalan bölge içinde bulunur.


Şekil 1 - 3
Hakikaten
herhangi bir d boyutuna ait A ve B eğrilerinin ordinatları sırasıyla
ve
olsun.
A ve B agregalarını karıştırmakla elde edilen malzemenin (% a) si A ve (%
b) si B agregası teşkil etsin. Buna göre;
a + b = 1,0
bağıntısı
vardır.
Karışımın
(d) boyutuna ait granülometri eğrisinin ordinatı ( )
olsun. Bu şu demektir, karışımda (d) den küçük tane miktarı yüzde
cinsinden ( )
ya eşittir. Bu (d) den küçük tanelerin bir kısım A, geri kalan kısmı ise B
malzemesine aittir. A 'ya ait olan tanelerin miktarı ( )'ya
eşit bulunmaktadır.
Zira
belirli bir boyuttan küçük olan tane miktarı doğrudan doğruya toplam malzeme
miktarı ile orantılıdır. Nitekim a=1 olduğu vakit (d) den küçük malzeme miktarı
ya
eşittir. Karışım içinde B 'ye ait ve (d) den küçük olan tanelerin miktarının
aynı şekilde de ( )
ye eşit olduğu gösterilir. Bu suretle
için
şu ifade bulunur:
=

=
 bağıntısından
(b) ifadesi bu denkleme götürülecek olursa şu eşitliği elde ederiz.
=

(Şekil
1-3)’e göre ( )
daima pozitiftir, (a) ise (0) ile (1) arasında değişmektedir. Bu itibarla
ile
arasında
değerle almaktadır. Diğer bir deyişle iki agreganın karışımının granülometri
eğrisi bu iki agreganın granülometri eğrilerinin aralarındaki alan içinde
bulunmaktadır. (A) ve (B) eğrilerinin (Şekil 1-3) de gösterildiği şekilde olması
halinde UW doğrusunu A eğrisinin bir parçası 0V doğrusunu da B eğrisinin bir
parçası olduğu kabul edilerek aynı kuralın uygulanması kabildir. Böylelikle bu
iki agrega hangi oranda karıştırılırsa karıştırılsın karışık agreganın
granülometri eğrisi OUW ve OVW eğrileri arasında bulunacaktır.
Granülometri eğrilerinin ilginç bir uygulaması şudur:
Bir
agreganın granülometri bileşimi bilinmektedir. Bu agregayı belirli elekten
elemek suretiyle iki kısma ayırmakla iki agrega elde ediyoruz. Bu iki agreganın
granülometri eğrisi hiç bir deneye lüzum kalmadan saptanabilir.
Bu işlemi
şöyle bir örneği açıklamakla gösterebiliriz. Şekil 1-4 de granülometri eğrisi
verilen agregayı 3 m/m den elemek suretiyle iki kısma ayırıyoruz. Birisi 3 m/m
den küçük tanelerden, diğeri de 3 m/m den büyük tanelerden meydana gelmektedir.
P noktasından yani koordinatları (3) ve (0,38) olan noktadan (d) eksenine
paralel olarak çizilen doğru yeni bir (d) ekseni olarak kabul edilirse, eğrinin
3 m/m den büyük ordinatları sırasıyla şu değerleri alır:
|
D |
3
m/m |
7
m/m |
15
m/m |
30
m/m |
|
P |
0,00 |
0,27 |
0,48 |
0,62 |
En büyük boyut 30 m/m
olduğuna göre buradaki ordinat toplam malzeme miktarını göstermektedir. Şu halde
yüzde cinsinden belirli boyuttan küçük tane miktarını bulmak isteniyorsa
yukarıdaki değerleri (0,62)’ye bölmek icap eder. Bu işlem yapıldığı takdirde 3
m/m den büyük tanelerin ordinatları olan aşağıdaki değerler elde edilir. 3 m/m
den küçük tanelerde toplam malzeme miktarı (0,38)’e eşittir.
|
D |
3
m/m |
7
m/m |
15
m/m |
30
m/m |
|
P |
0,00 |
0,435 |
0,75 |
1,00 |
Mevcut eğrinin
ordinatları bu değere bölünerek bu agreganın granülometri eğrisi saptanır. Bu
şekilde elde edilen sonuçlar aşağıda verilmektedir:
|
D |
0,2 m/m |
1,0 m/m |
30
m/m |
|
P |
0,21 |
0,66 |
1,00 |
Bu suretle elde
edilen granülometri eğrileri kesik hatlarla Şekil 1-4’te gösterilmiştir.

Şekil 1-4
Agregaların granülometri eğrileri vasıtasıyla beton bileşimi saptanır. Bu
bakımdan bu eğrilerin özelikleri ve bunların kullanılma şekilleri gayet iyi bir
şekilde bilinmelidir.
1.3.
İncelik Modülü
Agregaların granülometri
bileşimi en iyi ve en doğru bir şekilde granülometri eğrileri ile gösterilir.
Fakat granülometri bileşimini daha pratik bir şekilde gösteren başka
karakteristikler de vardır ki bunlar arasında en önemlisi incelik modülüdür.
İncelik modülü ancak elek boyutlarının bazı şartları yerine getirmesi halinde
bahis konusu olabilir. Bu şartlardan en önemlisi birbirini izleyen elek
boyutlarının birbirinin belirli katı olmasıdır. Bu eleklerle yapılan deneyler
sonunda elde edilen granülometri eğrisinin her bir eleğe ait ordinatını (1) den
çıkaralım. Bu şekilde elde edilen değerlerin toplamı o agreganın incelik
modülüdür. TS 707 elek serisine göre yapılan bir deneyde agreganın granülometri
eğrilerinin ordinatı olarak aşağıdaki değerler elde edilmiş olsun. Bu
değerlerden itibaren incelik modülü 1 — p teşkil edilerek hesaplanmaktadır:
|
Elek No.su |
Granülometri Eğrisi
Ordinatı=p
|
1-p |
|
4 |
1,00 |
0,00 |
|
8 |
0,80 |
0,20 |
|
16 |
0,72 |
0,28 |
|
30 |
0,48 |
0,52 |
|
50 |
0,22 |
0,78 |
|
100 |
0,05 |
0,95 |
İncelik
modülünün bu tanımından kolaylıkla anlaşılmaktadır ki bir agregada taneler
inceleştikçe veya boyutları küçük olan tanelerin miktarı arttıkça bu
karakteristik küçük değerler almaktadır. Tabiatıyla iri tanelerin miktarının
artması ise incelik modülünün büyük değerler almasına sebep olur.
İncelik
modülünün ifade ettiği anlamı burada açıklamakta fayda görüyoruz. Bu maksatla
granülometri eğrisini gösteren eksen takımında (y) ekseninde herhangi bir
değişiklik yapmayalım. Buna karşılık x ekseni (d) yerine lgd değerlerine göre
ölçeklenmiş olsun. Bu durumda kolaylıkla görülür ki Tablo 1–I‘deki birbirini
izleyen (a) değerini gösteren noktalar arasında sabit bir
mesafesi
kalmaktadır. Burada ( )
log2 den başka bir şey değildir. (x) ekseni üzerinde herhangi bir U noktası ile
100 No.lu elek boyutu gösterildikten sonra bundan itibaren
,2 ...
Vs. mesafelerde diğer elek boyutları kolaylıkla işaret edilir. (Bak. Şekil 1-5).
Bu eksen takımında yukarıda granülometri bileşimi verilen agreganın granülometri
eğrisini çizelim. 0,20 X çarpımını
teşkil edersek, [burada 0,20 (8) no.lu elek'e ait (1-p) değeridir], AA'WB
alanının değerini verir. Diğer eleklerin (1-p) değerleri için de aynı işlemi
yaparak bunların toplamını alırsak 2,73X çarpımını
elde ederiz.

Şekil
1–5
Bu çarpımı
Şekil (1-5) taranmış alanının S ile gösterilen yüz ölçümünü vermektedir. Buna
göre incelik modülünü şu şekilde ifade etmek mümkündür.
İncelik modülü=
Elek
boyutları arasında fark çok azaltılacak olursa granülometri eğrisi
devamlı bir eğri olacaktır ve S bu eğri ile p = 1.00 doğrusu arasında kalan 100
no.lu eleğin sağ tarafında bulunan alam gösterecektir. Buradan incelik modülü
için şu yeni tanımını buluyoruz. İncelik modülü granülometri eğrisi ile p ==
1.00 doğrusu arasında kalan alan ile doğrudan doğruya orantılı olan bir
karakteristiktir.
İncelik
modüllerinin bu muhtelif tanımlarından kolaylıkla anlaşılmaktadır ki
granülometri bileşimi muhtelif olan agregaların incelik modülleri birbirine eşit
olabilir. Diğer bir deyişle incelik modülü aynı olan, fakat granülometri
bileşimleri birbirinden çok farklı olan agregalar vardır. Şu halde incelik
modülü agreganın granülometri bileşimini yeterli derecede belirten bir
karakteristik olmaktan uzaktır. Bununla beraber incelik modülü bize agregan
granülometri bileşimi hakkında kaba bir fikir vermektedir. Bu karakteristiğin
büyük değerler alması agrega içinde iri tanelerin fazla miktarda bulunduğunu
gösterir. Bundan dolayı çakılların incelik modülü kumlarınkinden daima büyük bir
değere sahiptir. Granülometri eğrilerinin dar bir bölge içinde bulunması halinde
agregaların incelik modülü ancak o malzemenin granülometri bileşimini oldukça
iyi bir şekilde gösterebilir. Bu bakımdan bu karakteristiğin granülometri
bileşimi az değişiklik gösteren agregalarda saptanması faydalıdır. Örneğin, aynı
ocaktan gelen çakılın granülometri bileşimi incelik modülünün bulunmasıyla iyi
ve kolay bir şekilde kontrol edilebilir.
1.4. Feret
Üçgeni
Feret
kumların granülometri bileşimini değişik bir şekilde tek bir nokta yardımıyla
göstermiştir. Bu maksatla Feret büyüklük bakımından kumları aşağıdaki şekilde üç
gruba ayırmıştır:
İri kum
: boyutları 5—2 mm. arasında
Orta kum
: » 2—0,5 mm »
İnce kum
: » 0,5 mm den küçük
(5) mm.
den küçük tanelerden ibaret bir kum numunesi yüzde itibariyle (g) miktarında
iri, (m) ve (f) miktarında orta kum ve ince kumdan meydana gelmektedir. Bu
itibarla bu 3 değişken arasında şu bağıntı vardır:
g + m+f= 1,00
Şimdi
eşkenar bir GFM üçgeni alalım. Bu üçgeni yatay bir durumda tutarak G, F ve M
tepe noktalarına sırasıyla (g) ye, (f) ve (m)’ye eşit düşey kuvvetlerin
uygulandığını düşünelim. Bu kuvvetlerin bileşkesi yukarıdaki denkleme göre
(1.00) e eşittir. Bileşkenin uygulama noktası olan P’nin yerini bulmak
için GF eksenine göre kuvvetlerin momentini alırsak şu denklem yazılabilir :
(Bak. Şekil 1- 6 a)
m X h = 1 X y
Burada (y)
P nin GF kenarına mesafesi, h ise üçgenin yüksekliğidir. (x) P nin MF’ ye (z)
GM’ ye mesafesi ise aynı şekilde şu denklemler yazılabilir:
X = g X
h z= f X h
Granülometri deneyinin yapılması ile g, m ve f saptanmaktadır. Yukarıdaki
denklemlerden x, y, z bulunur ve bunların bilinmesiyle de P noktasının yeri
saptanır. P noktası verilince bunun kenarlara olan mesafesinden yani x ve y, ve
z değerlerinden derhal agreganın granülometri bileşimi bulunur. Yukarıdaki
denklemleri taraf tarafa toplayacak olursak;

(a)
(b)
Şekil 1-6
x +y+z=h(g+m+f)
elde edilir. Bir
eşkenar üçgende x+y+z=h olduğundan bu gösteri tarzında
g + m + f = 1,0
denkleminin
sağlandığı anlaşılır.
Yukarıdaki
denklemlerden m = y/h bulunur. GM kenarını 10 eşit parçaya ayıran noktalardan GF
kenarına paralel doğrular çizelim. Bu suretle M' den geçen yükseklik de 10 eşit
parçaya bölünmüş olur. Eğer P noktası GF doğrusu üzerinde ise y (0) olduğundan m
= 0 demektir. P, GF kenarının hemen üstündeki paralel doğru üzerinde bulunuyorsa
y=0,1h’ dır. Şu halde bu durumda m (0,1) değerini almaktadır. P, GM kenarından
uzaklaştıkça (m) in değeri artar, bu nokta M ile çakışınca m=1 olur. Bu paralel
doğruları çizmekle ve bunların GM' yi kestiği noktalarda 0 ile 1 arasında değeri
konularak devam ediliyor, P verildiği takdirde (m)’ nin değerini kolaylıkla
bulmak kabil olmaktadır. Bu düşünceyi diğer kum numuneleri üzerinde tekrarlamak
amacıyla GF ve FM kenarlarını da 10 eşit parçaya bölen noktalardan FM ve GM
kenarlarına paralel doğrular çizelim. Bu suretle (şekil 1—6b) deki durum elde
edilir. Yukarıda açıklandığı şekilde düşünülerek GM, GF ve FM kenarlarına ait
değerler yazılır. Bu işlemleri yaptıktan sonra artık P noktasının verilmesi ile
bunun granülometri bileşimi derhal belli olmaktadır. Bu paraleller yardımıyla
kolaylık x/h, y/h, ve z/h değerleri bulunur.
Feret,
granülometri bileşiminin bu şekilde bir nokta ile gösterilmesini kumlar için
uygulamıştır. Fakat boyut bakımdan (3) gruba ayrılmak şartıyla bu gösteri
metodunun her çeşit agrega için uygulanması kabildir. Grup adedinin (3) den
fazla olması halinde bunun gerçekleşmeyeceği aşikârdır.
1.5.
Granülometri Bileşimi Bakımından Agreganın Sınıflandırılması
Bu konunun
başında agregaların ince ve iri olmak üzere iki gruba ayrılmakta olduğu
belirtilmiş idi. Kum ismi verilen ince agregayı teşkil eden tanelerin boyutları
belirli bir değerden küçük bulunmaktadır. Bizi burada özellikle ilgilendiren
beton üretiminde kullanılan kumların en büyük boyutu olup bu muhtelif
standartlarda saptanmış bulunmaktadır. Türk Standartlar Enstitüsü tarafından
benimsenen eski DIN 1045 Alman normunda kum taneleri 7 mm den küçük olarak
alınmaktadır. Buna karşılık yine TS 707 de kumun maksimum boyutu olarak 4,76 mm
kabul edilmiştir. Yalnız burada, granülometri bileşimi örgü eleklerle
saptandığına göre hakikatte kum için kabul edilen maksimum boyut, 1,25a=d
denklemine göre 4,76x1.25=5,9 mm dir. Elek tipini göz önünde tutmak suretiyle
iki standardın verdiği maksimum boyutlar arasındaki fark azalmaktadır.
Kum için
önemli olan bir değer karakteristik ( )
ile gösterilen minimum boyuttur. Bunun saptanmasında önemli zorluklarla
karşılaşılır. Bu itibarla genel olarak kum içinde belirli bir boyuttan küçük
olan tanelerin miktarının bilinmesi ile yetinilir. Bu maksatla lüzum görüldüğü
hallerde 0,075 mm den küçük olan tanelerin miktarları deneylerle bulunur. Burada
terminoloji bakımından şu açıklamayı yapmayı faydalı buluyoruz. Boyutları
(100—5) mikron arasında olan tanelere silt ve boyutları 5 mikrondan küçük
olanlara kil denilmektedir. Eğer kırma taş öğütülerek 74 mikrondan küçük taneler
haline getiriliyorsa filler almaktadır. Genel olarak çimento inceliğinde bulunan
fillerde 5 mikrondan daha küçük tane yoktur.
Hakikatte
kumun en küçük boyutu 0,1 mm olarak alınmaktadır. Fakat yapılarda kullanılan
kumlarda bir miktar silt ve kil zaruri olarak bulunmaktadır. Diğer bir deyişle
kum olarak kabul edilen malzeme hakikatte bir kum ve silt veya kil karışımıdır.
Burada özellikle dikkat edilecek husus kum içinde silt veya kilin belirli bir
miktardan daha fazla bulunmamasıdır. Aksi takdirde bu gayet ince tanelerin
varlığı kum taneleri ile çimento hamuru arasındaki aderansı önemli derecede
azaltır. Bu sebeple içinde fazla miktarda silt ve kil bulunan kumların
kullanılarak üretilen betonların mukavemeti hiç bir vakit yüksek bir değer
alamaz. Kum içinde bulunan bu ince tanelerin miktarı özel deneyler vasıtasıyla
saptanır. Bu konuda ileride bilgi verilecektir.
Kumun
granülometri bileşimi ile kökeni arasında bir bağıntı kurmak da kabildir. Doğal
kumlar köken bakımından deniz kumu, dere kumu ve ova kumu olmak üzere üç gruba
ayrılabilir. Bu kumlar arasında özellikle beton üretiminde kullanılmaya
elverişli olanlar daha ziyade silisten ibaret bulunan dere kumlarıdır. Deniz
kumu temiz ve homojen olmasına karşılık içinde tuz bulunur. Tuzun varlığı beton
mukavemeti üzerine bir etki yapmazsa da, çelik armatürlerin paslanmasına sebep
olması bakımından zararlıdır. Ayrıca tuzun rutubet çekici bir özelliği de
vardır. Bundan dolayı deniz kumunun kullanılması binaların rutubetli olmasına
yol açar. Kaldı ki bu kumlar, içinde genel olarak ince taneler fazla miktarda
bulunduğundan beton üretimine elverişli değildir. Ova kumları temiz olmalarına
ve tuz bulunmamasına rağmen hemen hemen sadece ince tanelerden meydana
gelmektedir ve bu bakımdan yapılarda kullanılması doğru değildir. Beton için en
uygun kum dere kumlarıdır. Bunlar granülometri bakımından gerekli şartları
yerine getirdikten başka içlerinde çimento ve diğer malzeme için zararlı
maddeleri genel olarak barındırmazlar. Bununla beraber hemen belirtelim ki kumun
kökeni ne olursa olsun kullanılmadan evvel gerekli bir muayeneye tabi tutulmalı,
muayene sonunda istenilen şartların yerine geldiği anlaşıldıktan sonra
kullanılması yoluna gidilmelidir.
İri agrega
ile belirli bir boyuttan, Alman normuna göre 7 mm. Den büyük taneleri önemli
miktarda içinde bulunduran köşeli veya yuvarlak sert tanelerden ibaret
agregaları anlıyoruz. Bir iri agrega genel olarak
,
en küçük boyutu D en büyük boyutu ile belirtilir. Boyutları bu limitler arasında
kalan agrega (D/ )
oranı ile gösterilir. İri agrega betonun içinde bulunan en iri eleman olduğuna
göre betonu teşkil eden bütün taneler D’ den küçüktür.
İri
agreganın en önemli karakteristiklerinden biri olan D' nin betonun özelikleri
üzerinde gayet önemli etkileri vardır. Bu karakteristik daha ziyade inşa
edilmekte olan yapı tipine veya yapı elemanlarının durumuna bağlı bulunmaktadır.
İri agrega bahsinde D nin değerleri ve betona yaptığı etkiler hakkında gerekli
açıklamalar yapılacaktır.
İri
agreganın en küçük boyutu ’ın
değeri de yine yapı şartlarına ve beton üretiminde kullanılan kumun granülometri
bileşimine bağlı olarak değişir. Fakat ( )
ın değerinin D kadar beton özelikleri üzerine bir etkisi yoktur.
Yukarıda
verilen bilgiye göre belirli yapı şartları için ve verilen bir kum numunesi için
iri agreganın ile
D değerlerinin saptanması gerekmektedir. Bundan sonra beton üretiminde D/ iri
agregası kullanılmalıdır. Elde bulunan agrega bu şartları yerine getirmiyorsa
bunu elemek veya buna başka bir iri agregaya ilave etmek suretiyle iri agregada
aranılan şartlar yerine getirilmelidir.
İri
agreganın birbirinden farklı iki kökeni vardır. Bunlardan biri doğal iri agrega
yani çakıllardır. Yuvarlak tanelerden meydana gelen çakılları boyutları
bakımından şu şekilde sınıflandırmak mümkündür.
Boyutları; 3-30 m/m
arasında olanlar: Çakıl
30-100 m/m arasında olanlar: İri çakıl
100 m/m
den büyük olanlar: Moellon
İri
agregaların ikinci kökeni büyük doğal taşların konkasörle parçalanması sonunda
elde edilen (kırmataş)’tır. Konkasörün çeneleri arasındaki mesafeyi istenildiği
şekilde ayarlamak suretiyle muhtelif D/ karakteristiklerine
sahip iri agrega elde etmek kabildir. Memleketimizde kırma taş agregasına D/ değerlerine
bağlı olarak aşağıdaki no.lar verilmektedir.
Kırma taş
no. I 3 — 15 m/m
Kırma taş no. II 7 —
15 m/m
Kırma taş
no. III 15—30 m/m
Burada
belirtilen en küçük boyut öyle
bir değerdir ki  |