Site İçi Arama
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
03 Aralık 2008, 00:22:59
3761 Mesaj 1393 Konu Gönderen: 16658 Üye
Son üye: thekoray56

Kalite Kontrol Portalı | Forum  |  İş Kariyer  |  İş Kariyer  |  nasıl iyi bir yönetici olurum « önceki sonraki »
Sayfa: [1]
Gönderen Konu: nasıl iyi bir yönetici olurum  (Okunma Sayısı 2212 defa)
hüseyin çakır
Üye
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1


Üyelik Bilgileri
« : 11 Eylül 2006, 11:23:32 »


Selamlar nasıl başarılı bir yönetici olabilirim??
Saygılarımla
« Son Düzenleme: 11 Eylül 2006, 11:25:33 Gönderen: barkın » Logged

Logged
barkın
Uzman
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 422


barkin@kalitekontrol.org barkin_to@yahoo.com
Üyelik Bilgileri WWW E-Posta
« Yanıtla #1 : 11 Eylül 2006, 19:16:20 »

İyi yönetici olgun davranmalı, kendine güvenmeli ve başkalarına güven vermeli. Samimi, ilişki kurma ve empati yapma yeteneğine sahip olup, ileriyi görebilmeli.
Kocaeli Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Yönetim ve Organizasyon Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Nurullah Genç, iyi yöneticinin, “yönettiği sistemin geçmişinden dersler çıkararak sistemi daha da büyütecek ve etkin kılacak şekilde kontrol etmesini becerebilen kişi” olduğunu söyledi.
Prof. Dr. Nurullah Genç, iyi bir yöneticinin, amaca ulaşmanın mutluluğunun bilincinde olması ve çalışanlar açısından da aynı şeyin geçerli olduğunu kavrayabilmesi gerektiğini belirtti. Yöneticinin, yönetimin bir bilim, sanat ve meslek olduğunu iyi bilmesi gerektiğini ifade eden Genç, “İyi bir yönetici, yönetim faaliyetini bilimsel verilerle donatarak, becerisini en üst düzeye çıkarmalı” dedi.

LİDERLİK ÖZELLİĞİ ŞART
Prof. Dr. Genç, güçlü yöneticilik için liderlik özelliğinin de şart olduğunu belirterek şunları kaydetti: “İyi yönetici, yönettiği sistemin geçmişinden dersler çıkararak gününü ve geleceğini, sistemi daha da büyütüp etkin kılacak şekilde kontrol edebilen kişidir. Yönetici olgun davranmalı, kendine güvenmeli ve başkalarına güven vermelidir. Samimi, ilişki kurma ve empati yapma yeteneğine sahip olup, ileriyi görmelidir. Duygusal olgunluk içinde açık sözlü, etkili konuşup, doğru, bilgili, inisiyatif sahibi, kararlı ve dürüst olmalıdır. Çatışmaları da uygun yollarla çözüp, faydaya dönüştürerek, riskleri ve krizleri en uygun şekilde yönetmesini bilmelidir.”
İyi yönetici olmak isteyen kişinin, kendisi ve başkaları için labirentler oluşturmaması, gücünü ve otoritesini en uygun durumlarda kullanması gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Genç, “İletişim gerçeğinin bir yönetici için ne kadar önemli olduğunu çok iyi kavrayıp, bunu astlarına da öğretmelidir. Ortak amaçlar belirleme, emrindekileri bu amaçlara yöneltmede maharetli, olumlu eleştirilere duyarlı olmalı ve astların da iş tatminini sağlamak için gereken her şeyi yapmalıdır” diye konuştu.
Genç, yöneticinin inanç ve tutumlara saygı gösterip, stratejik davranması gerektiğini de sözlerine ekledi.

bunu size küçük bir bilgi olması amacı ile iletiyorum eger nasıl bir yoneticlikten bahsettiğinizi yazarsanız (üst düzey,orta düzey yöneticilik...ve calısmayı düşündügünüz alanalar)size daha kapsamlı bilgi vermeye çalışırım.
Logged

ÜÇ KİŞİYE ACI;
Cahiller arasında alime,
Zenginken fakir düşene,
Hatırlı iken itibarını kaybedene!
Şeyh Edebali
barkın
Uzman
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 422


barkin@kalitekontrol.org barkin_to@yahoo.com
Üyelik Bilgileri WWW E-Posta
« Yanıtla #2 : 11 Eylül 2006, 19:18:21 »

ayrıca bunu da aktarmanın faydalı olacagını düşündüm.

Yönetim ve yönetici krizi yaşamıyor muyuz? Yaşıyoruz. O zaman neden yurdum insanına uygun yöneticinin nasıl olması gerektiğini düşünmüyoruz? Sık yazılan ve söylenenlerin aksine yurdum insanı, Türk insanı batı tipi katılımcı yönetim, paylaşımcı, demokratik yönetici mi arıyor diye düşünüyorsunuz? Belki de yanılıyorsunuz. Yurdum insanı için etkili yönetici kötü yöneticidir. Sevilen bir yönetici olabilirsiniz, paylaşımcı, takım ruhuna inanan, katılımcı model uygulayabilirsiniz bunların hepsi sizi sevilen bir yönetici yapar. Ancak sevilmeniz etkili olmanız anlamına gelmez. Aksine sevilen yönetici iseniz muhtemelen etkili de değilsiniz demektir. Başarılı olmak için yurdum insanına uygun KÖTÜ YÖNETİCİ olmalısınız. Alın işte size yurdum insanına uygun kötü yönetici olmanın anayasasını sunuyoruz:

Yurdum İnsanına Uygun Yöneticinin Tanımı

Benim yöneticimin ilk yapması gereken her konunun kendisinde başlayıp aynı yerde bittiği yaklaşımını açık ve net bir şekilde uygulamaya koymasıdır. Çalışanlarıyla arasında açık iletişim kanalları kurulmasına kesinlikle engel olmalı ve emirleri vasıtasıyla çalıştırmalıdır. Emirlerinin hiç bir şekilde tartışılmayacağını gerekiyorsa birkaç kişinin başını yakarak göstermelidir. Çalışanlarının fikir, bilgi ve deneyimleri kendisine zaten fayda sağlamayacağı için anlamsız tartışma ve iletişimin önü kesilecek ve kurum dikensiz gül bahçesine dönüşecektir. Yönetici isteğini sadece bir kere anlatmalı ve anlamadığı yerlerle ilgili soru sorma çılgınlığını gösteren çalışanlarını herkesin önünde yerin dibine sokmalıdır. Sizin sadece emir vermek ve hesap sormak için iletişim kurduğunuzu bilen çalışanlarınız olabildiğince sizden uzak durmaya çalışacak ve fırça yememek için üretkenliklerini en üst noktaya çekmek zorunda kalacaklardır.

Light'lığın lüzümu yok: Bugün birçok yönetici, yönetici kimliğini unutmuş durumda. Daha doğrusu onlara unutturdular. Modern yönetim uygulamaları kandırmacasıyla, katılımcılık, paylaşımcılık, lider yöneticilik yutturmacalarıyla sizi kandırdılar. Etkili yöneticiliği yanlış tarif ettiler. Tüm bunlar siz etkili yönetip başarılı olmayın diye yapıldı. Yöneticilik, patronluk sizin genlerinizde var. Siz yönetmek için yaratılmışsınız zaten.
Unutmayın siz bir yöneticisiniz ve doğal olarak da patronsunuz, yani mükemmelsiniz.
Çalışanlarınız ise sadece "Onlar". Bu nedenle onları çok da fazla önemsemeyin...
Etkili olun: Etkili yönetici, astlarınca kötü gözle görülür, o nedenle etkili yönetici kötü yöneticidir. Yani kötü insan olarak görülür. Varsın olsun, önemli olan etkili şekilde yönetmektir. Siz sevilmek zorunda değilsiniz. Siz iyi yönetmek, başarılı ve kalıcı olmak zorundasınız.
Patronun siz olduğunu herkes bilmeli: İyi patron olmak için birinci kural; zor adam olmaktır. Her detaya inmeli ve sonuçta tek siz karar vermelisiniz. Yetki devretmiş gibi görünseniz bile her şey sizin kontrolünüz altında olmalı. "Dediğiniz dedik çaldığınız düdük" olmalıdır.
Göreviniz ceza: Yöneticinin görevi planlar yapmak, bunların uygulanması için personeli desteklemek, gerekli sistem ve ortamı yaratmak değildir. Görev, işlerin yapılıp yapılmadığını sıkı şekilde denetlemek ve yapılmadığı zaman cezalandırmaktır.
Çatışmaları sevin: Çatışma mı? Çatışmalara bayılmalısınız. İşyerinde çalışanlar arasında problemlerin ortaya çıkması sizin kıymetinizin ortaya çıkması açısından oldukça faydalıdır. Personelinizin arasındaki çatışmalardan memnun olmalısınız. Buna engel olmayın.
Uzlaşmayın: OECD'nin yaptığı bir araştırmaya göre biz uzlaşmayı sevmiyormuşuz. Neden sevmeyelim ki canım, bizim istediğimiz olursa uzlaşırız tabi. Sizin istediğiniz olmadan uzlaşmayın.
Sadece kendinize güvenin: Ne demişler "Babana bile güvenme". Güzel bir söz... Boşuna dememiş atalarımız. Güveni boşverin ve sırtınızı sağlama almaya çalışın. Temelde iki şeye güvenmelisiniz: 1. Kendinize 2. Yine kendinize
Ne motivasyonu?: Bir çalışanı en çok bir işe sahip olması motive eder. Yönetici olarak bir çalışandan esas olarak öğrenmek istediğiniz, onu neyin motive ettiği değil, neyin en çok korkuttuğudur.
Açık kapı politikası uygulayın: Bazıları iyi yöneticinin kapısının sürekli açık olması gerektiğini, ulaşılabilir olması gerektiğini söylerler. Ancak, açık kapı cereyan yapar. Bizce kapılarınızı açık bırakmanızın bir sakıncası yok yeter ki siz içeride olmayın.
Duygusuz olun: Duygular mı? Onlar da neymiş? İşle ilgili olumsuz duygular mı? Siz personeliniz sizi veya kurumu sevmesini istemiyorsunuz ki. Onlar kalplerinin değil mantıklarının sesini dinlemeliler.
Dolaylı iletişin: Yurdum insanı söylemez, söylenir. Biz "Kızım sana söylüyorum, gelinim sen anla" felsefesini uygularız. Etkili bir yönetici olmak için de bu felsefeden vazgeçmemelisiniz. Sizin elemanlarınıza doğrudan söyleyebileceğiniz bir şey yoktur.
İnisiyatif vermeyin: İnisiyatif de ne demekmiş? Teoride, çalışanların kendi kendilerine karar almaları ve uygulamaları olduğu söyleniyor. Peki siz orada necisiniz? Siz neyi yöneteceksiniz? Eğer insanlar kendi kendilerini yönteceklerse, yönetebileceklerse size ne ihtiyaç var?
Zamanını bekleyin: Yapılması gerekli işin, yapılması gerekli zamanda, yerde, doğru ve tam olarak yapılması önemlidir. Bu nedenle "Yumurta kapıya gelmeden" iş yapmayınız. Çünkü olmuş ile olacağa çare yoktur. Neyin önlemini alacaksınız ki? Yurdum insanı gayet iyi bilir ki "Kul sıkışmayınca hızır yetişmezmiş".
Yaratıcıları yerebatırın: Her ne kadar yenilik ve yaratıcı düşüncenin şirketler için yararlı olduğu söylense de, bu fikirlerin kimden çıktığı önem taşır. Eğer yaratıcı, yenilikçi fikirler sizden çıkmış ve kabul görmüşse sorun yok. Fakat ya elemanlarınızdan böyle fikirler çıkarsa ne yapacaksınız? Şunu; dışlayacak, bastıracak, iteleyecek, kakalayacak ve yere batıracaksınız. "Eski köye yeni adet mi getiriyorsun?" "De geeet" "İcat mı çıkarıyorsun?" "Atma Recep din kardeşiyiz" "Senin başka işin yok mu?" "Git oradan" "Anlat, anlat hoşuma gidiyor"
Karizmayı çizdirmeyin: Biliyorsunuz görünüş her şeydir. Beyninizin içinin dolu olması değil, dış görünüşünüz her zaman için daha önemlidir. Fikirsel değil, fiziksel karizmaya sahip olun. Çünkü fikir üretmek, fikirlerle insanları etkilemek zor ve yorucu bir iştir.
Stratejik yönetim: Ana stratejiniz birilerini takip ve taklit etmek olmalıdır. Bu, bugüne kadar hep işe yaramıştır. Zahmete girmeyin ve stratejinizi taklit üstüne kurun. Denenmiş ve ispatlanmış şeyleri taklit etmek en güvenli stratejidir. Zaten strateji risk almamak demektir.
Logged

ÜÇ KİŞİYE ACI;
Cahiller arasında alime,
Zenginken fakir düşene,
Hatırlı iken itibarını kaybedene!
Şeyh Edebali
barkın
Uzman
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 422


barkin@kalitekontrol.org barkin_to@yahoo.com
Üyelik Bilgileri WWW E-Posta
« Yanıtla #3 : 11 Eylül 2006, 19:23:29 »

Kariyer değişiminin yeni yöneticiler üzerindeki çift yönlü etkileri…
Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linkleri görebilmek İçin Üye Olun veya Giriş Yapın
insankaynaklari
içerik ekibi
Çoğu çalışanın en büyük hedefi yönetici olmak, böylece amirlerine rapor vermeksizin rahatça çalışabilmektir. Kariyerlerinde yükselmek, yöneticilik seviyesinin getirdiği avantajları yaşamak ve önemli kararlarda söz sahibi olmak için yüksek pozisyonlara tırmanan ve kişisel zorluklar pahasına bunu başaran insanlar için her şey bitmiş midir? Yönetici seviyesine terfi etmiş çalışanların kişisel yaşamları açısından böyle bir kariyer geçişi ne anlam ifade etmektedir?

Liderlik, bir şirketi ve çalışanları yönlendirmektir ve beraberinde büyük sorumluluklar getirir. Üst düzey yöneticiler verdikleri kararlarla şirketlerini başarıya ulaştırdıkları gibi başarısızlıkların sebebi de olmaktadırlar. Bunun yanı sıra, küreselleşen dünya ve günümüzün değişen talepleri doğrultusunda uzun ve yoğun çalışma saatleri, iş seyahatleri ve toplantılar üst düzey yöneticileri bekleyen şartlardan sadece birkaçı. Bu özellikler düşünüldüğünde, yöneticiliğin kişiler üzerindeki etkilerinin çift yönlü olduğu  düşünülebilir.Profesyonel açıdan büyük bir başarı olmasına rağmen terfi etmek kişilerin özel yaşamı için her zaman olumlu sonuçlar doğurmayabilir.

Amacına ulaşıp üst düzey yönetici olan çalışanlar için pek çok şey değişmiş demektir. Kariyerleri boyunca rakiplerine üstünlük sağlamayı, kırılganlıklarını saklamayı bilen zirvedeki bu insanlar zaman zaman başarılarını baltalayabilecek olumsuzluklar yaşayabilirler.
Zamanında müdahale edilmezse bu durumun çalışanlar, şirket sağlığı ve yöneticinin kariyeri üzerinde olumsuz etkisi olacaktır. Buna bağlı olarak, yöneticilerin iş ve özel hayatlarında nelerin değişeceğinin farkında olması son derece önemli olacaktır.

Yöneticiyi başarılı olmaya motive eden faktörler, zirveye ulaşınca anlamını yitirir…
Kariyerlerinde yükselmek amacı, kişileri çalışmaya ve başarılı olmaya motive eden en önemli unsurlardandır. Böylesine önemli bir amaca ulaşınca çalışanların kendini boşlukta hissetmeleri, çaba sarf etmenin anlamını yitirdiğini düşünmeleri, yöneticiler stres ve bunalım belirtileri yaşamasına sebep olacaktır.

Astlar, liderlerini artık kendilerinden farklı ve uzak görmeye başlar…
Bir organizasyonun başında olmak ve ağır sorumluluklara sahip olmak, geri kalan çalışanlardan ayrı olmak birçok liderin kendini yalnız hissetmesine sebep olmaktadır. Bunun sebeplerinden biri, daha önce birlikte çalıştığı iş arkadaşlarının ast konumuna düşmesidir. Arkadaşlarının artık yönetici olması, astların açık ve dürüst iletişim kurmalarını engeller. Örneğin, yönetici olunca kişiler eski iş arkadaşlarından tavsiye almaktan çekinebilir, ya da şimdi ast olan çalışanlar yönetimle ilgili görüşlerini belirtmekte tereddüt edeceklerdir. Bunun yanı sıra, arkadaşlık ilişkileri bir ast-üst ilişkisine dönüşeceğinden, zirvedeki yöneticilerin güvenebilecekleri birini bulmakta zorlanarak kendilerini izole hissetmeleri normaldir.

Astlarla olduğu gibi üstlerle olan ilişkiler de değişecektir.

Önceden tavsiyeye ihtiyaç duyan çalışan, üst düzey yönetici olunca bunlara önem vermeyebilir… 
Performans değerlendirme ve kariyer hedefleri belirleme gibi konularda üstleriyle birlikte çalışıp, onların bu konudaki tavsiyelerine ihtiyaç duyan çalışan, kendisi yönetici olunca şimdiki iş arkadaşlarının görüşlerine eskisi kadar önem vermeyebilir.

Bunların yanı sıra, iş ve özel hayattaki rollerin çatışması, yöneticilerin karşılaşacağı zorluklardan biri olacaktır.

Rol çatışması…
İşin getirdiği sorumluluk ve yoğunluğun yanında, çelişen roller, eş ya da baba olarak yöneticinin yerine getirmesi gereken diğer sorumluluklarla aile yaşamının ve günlük yaşamın gerektirdikleri de yöneticiler üzerinde karşılanması zor talepler doğuracaktır. Bu yoğunlukla baş etmede yöneticinin ailesinin de esnek olması gerekmektedir.

Tüm bu değişiklikler, yöneticiler üzerinde strese ve hoş olmayan sonuçlara yol açmaktadır.
Tükenmişlik ve bunalım…
Bu baskılar sonucunda tükenmişlik, stres ve bunalım görülebilir. Tükenmişlik kendini, kişilerarası sorunlar, duygusal yorgunluk, verimsizlik ve sağlık problemleri gibi belirtilerle göstermekte, bunalımı beraberinde getirmektedir. Fark edilmez ve tedavi edilmezse ciddi boyutlara ulaşabilecek depresyon sonucunda liderler daha da yalnız ve umutsuz hissedeceklerdir. Bunu yanı sıra, iş yoğunluğu, zamanla ilgili baskılar, uzun ve belirsiz çalışma saatleri, kötü çalışma koşulları, hata yapmanın yol açabileceği baskılar, işin getirdiği sorumluluklar gibi etkenlerin yarattığı stres yöneticilerin sağlığı üzerinde farkında olmadıkları kötü etkiler bırakacaktır. Bu etkiler, uykusuzluk, baş ağrısı, kaygı, kas ağrıları gibi kolay baş edilebilecek sağlık problemlerini olduğu gibi ülser, yüksek tansiyon ve hatta kalp krizini de içerebilir.

Yukarıda belirtilen olumsuzlukların yoğunluğu herkes için aynı olmayacaktır. Bunlar, organizasyonel ve kişisel faktörlere göre farklılık göstermektedir. Örneğin kurum kültürü, çalışanlara sağlanan destek ve yöneticilerle astları arasındaki iletişimi belirleyen bir unsurdur. Kişilerarası ilişkilere önem verilen ve ilişkilerin daha sıcak olduğu bir şirkette çalışanlarından destek gören yöneticiler kendilerini daha az yalnız hissedeceklerdir.

Kişisel faktörler de bir yöneticinin yaşayacağı stresi belirleyen unsurlardandır. Örneğin, esneklik iş yükü, uzun ve değişen iş saatleri ve çelişen sorumluluklarla baş edebilmeyi sağlayacak bir özelliktir.

Ne yapmalı?
Tükenmişlik, izolasyon ve yalnızlık sonucu yöneticilerin yaşayabileceği riskler çok ciddi olmakla birlikte, kişilerin kendilerini doğabilecek kötü durumlardan ve sağlık sorunlarından korumak için yapabilecekleri birçok şey vardır. Bu yöntemlerden bazıları, yönetici koçluğu, iş arkadaşları ve eşlere yönelmek, günlük tutmak ve terapidir.

Yönetici koçluğu ya da mentorluk, kendilerini baskı altında hisseden ve organizasyon içinden verimli geri bildirimi alamayan, tükenmişlik yaşayan yöneticilerin başvurabileceği tekniklerden biridir. Koçlar, yöneticilere fikirlerini, karşılaştıkları zorlukları ve kaygılarını paylaşabilecekleri güvenilir bir ortam sunarlar. Koçlar aynı zamanda yöneticinin gelişimi için vazgeçilmez olan profesyonel eleştiriyi de sağlamaktadır. Bunu yanı sıra, organizasyon ve sektör hakkında olduğu gibi bir kimseye psikolojik rehberlik yapabilecek bilgiye de sahip olduklarından, yöneticiler sadece bir arkadaşlarıyla konuşmaktan fazlasını elde etmiş olurlar. Koçlar aynı zamanda yöneticilerin kendi hedeflerini belirlemelerine ve bunlara ulaşmalarına yardımcı olacaklardır. Birçok yönetici kendilerinden daha deneyimli yöneticilerden koçluk ve mentorluk almayı tercih etmektedirler. Koçluk, yöneticilerin gelişimi ve iyiliği açısından son derece verimli olduğu halde, bir yöneticinin seviyesi yükseldikçe koç bulması zorlaşacaktır. Bu durumda, yöneticiler için arkadaşlık gibi sosyal destekler öne çıkmaktadır. Bulundukları şirket dışında arkadaşlıklar kurmak, yöneticiler için zorluklarla baş etmelerini sağlayacak bir diğer yoldur. Yöneticiler için özel hayatlarında alacakları destek, profesyonel hayatlarında aldıkları kadar önemlidir. Buna bağlı olarak, yaşadıklarını eşleriyle paylaşmak da yöneticilerin hissettikleri yalnızlık ve stresle baş etmelerini kolaylaştıracaktır.

Psikolojik danışmanlık ya da terapi yöneticilerin başvurabileceği bir diğer yöntemdir. Terapi, her zaman kontrollü olmak zorunda hisseden yöneticilerin sosyal hayatlarında karşılaşabilecekleri sorunlarla ya da bunalımla baş etmelerine yardımcı olacaktır. Terapistler yöneticileri yargılamadan dinleyip anlamaya çalışarak, onlara dertlerini paylaşabilecekleri güvenilir ve gizli bir kaynak sağlamaktadırlar.

Bunların yanı sıra, yöneticilerin stres baş etmekte kullandıkları kişisel yollar da mevcuttur. Bunların en ilginç ve kolay olanlarından biri de günlük tutmaktır. Günlük tutmanın faydaları birkaç şekilde ortaya çıkabilir. Öncelikle, kendilerini rahatsız eden olaylar hakkında yazmak yöneticilerin çözülmemiş olayları çözümlemesine yardımcı olacaktır. Bir olay hakkında yazı yazmak, olayı sözcüklere dökmek düşüncelerimizi organize etmek açısından da önemlidir. Bunun yanı sıra yazmak, yenilgilerle baş etmeyi sağlayacaktır. Yazma yoluyla kişiler başarısızlıklarından koparak olaylara objektif bakabilmeyi başaracaklardır. Böylece yöneticiler sorunlarını çözerek yeni işler için zihinlerini boşaltmış olacaklardır.

Hobilerle uğraşmak ve fiziksel egzersiz yapmak, işte yaşadıklarını geride bırakmak için bazı yöneticilerin kullandıkları diğer kişisel yöntemler arasındadır. İş dışında bir şeyle uğraşmak, kişilerin bir süre için başka şeylere yoğunlaşmasını sağlayacaktır. Kişisel gelişmelerine sağlayacak etkinliklerle zaman geçirmek kişilerin iş-özel yaşam dengelerini kurmalarına yardımcı olacaktır.

Yöneticilik gibi ağır ve sorumluluk isteyen pozisyonların getirdiği izolasyon ve yalnızlık kaçınılmaz gibi görünebilir. Buna rağmen, yöneticilerin durumla ilgili risklerden ve olası sonuçlardan haberdar olması son derece önemlidir. Böylece kendileri için en uygun baş etme yöntemini bularak doğacak zorluklardan mümkün olduğunca az etkileneceklerdir.
Referanslar:
 Broadbridge, A. (2002). Retail managers: their work stressors and coping strategies. Journal of Retailing and Consumer Services, Vol.9, 173-183.
Cooper, C.L ve Quick, J.C (2003). The stres and lonliness of success. Counselling Psychology Quarterly, Vol.16(1), 1-7.
 Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linkleri görebilmek İçin Üye Olun veya Giriş Yapın 
 Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linkleri görebilmek İçin Üye Olun veya Giriş Yapın 
 Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linkleri görebilmek İçin Üye Olun veya Giriş Yapın




Logged

ÜÇ KİŞİYE ACI;
Cahiller arasında alime,
Zenginken fakir düşene,
Hatırlı iken itibarını kaybedene!
Şeyh Edebali
dynamic
Üye
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1


Üyelik Bilgileri E-Posta
« Yanıtla #4 : 10 Eylül 2008, 00:50:07 »

bence;
dürüst,güvenilir,istikrarlı,kişilerle birebir diyalogları iyi,özgüveni olan,azimli,iş hayatında rizkoyu üstlenebilen,
iş arkadaslarını motive edebilecek,liderliğin en önemli vasfı olan sevgi ve saygı cercevesini icra eden,
çizgisi amacı kriterlerini yasantısına kusursuzca monte etmiş,bağlı olduğu kurum kuruluş veya kişilerin cıkarlarını gözetebilecek ve
iş arkadaslarının sevinclerini ve sorunlarını paylasabilmeli sorunlara cözüm üretebilmeli,gücünün işlerindeki basarısının tetiklediğinin bilincinde olan
kişiler iyi bir yöneticidir....
Logged
Sayfa: [1]
« önceki sonraki »
Gitmek istediğiniz yer:  




S 0 1 2 3 4 5  arsivtr.info NBA | Basketbol Euroleague Beko Basketbol Ligi |