Mesajları Göster
|
|
Sayfa: [1] 2 3 ... 7
|
|
2
|
Üniversiteli Gençlik / Staj / Ynt: STAJJJJJ
|
: 15 Ekim 2008, 06:06:01
|
bana 30 günlük bilgisayar bölümü staj raporu lazm yardım ederseniz çok sevinirim acilllllllllllllll
Aşağıdaki linkten ulaşabilirsin. Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor Linkleri görebilmek İçin Üye Olun veya Giriş Yapın
|
|
|
|
|
10
|
Kültür&Sanat,Eğlence,Spor / Çok Yakında Sinemalarda... / Çok Yakında
|
: 11 Temmuz 2008, 15:36:01
|
|
Dante 01 (Dante 01) Gösterim tarihi: 18.Temmuz.2008
Jean-Pierre Jeunet ile birlikte çektikleri “Şarküteri” ve “Kayıp Çocuklar Şehri” adlı filmlerden tanıdığımız Marc Caro'nun ilk tek başına yönetmenlik denemesi. Yönetmen distopik bir bilim kurgu öyküsü anlatıyor. Adını ‘İlahi Komedya’nın yazarı Dante’den alan filmde, mahkumların ve diğer karakterlerin adları da tarihi karakterlerden esinlenerek konulmuş.
Aslan Kral'ın Oğlu (La Storia Di Leo ) Gösterim tarihi: 18.Temmuz.2008
Boyundan büyük sorumluluklar yüklenmek zorunda kalan genç aslan Leo'nun öyküsünü çocuklar kadar büyükler de zevkle izleyecek.
Broken English (Aşkın İngilizcesi ) Gösterim tarihi: 18.Temmuz.2008
30'lu yaşlarına gelip de hala doğru düzgün bir beraberik yaşayamayan bir kadının aşkı arayışının öyküsü. Ünlü aktör ve yönetmen John Cassavetes'in kızı Zoe'nin hem senaryosunu yazdığı hem de yönettiği Aşkın İngilizcesi inasanı sıkmayan keyifli bir film.
Shutter (Resimdeki Hayalet ) Gösterim tarihi: 18.Temmuz.2008
Taylandlı Banjong Pisanthanakun ve Parkpoom Wongpoom’un 2004'te büyük yankı yaratan filmi bu kez Japon bir yönetmenin elinde Amerikalı oyuncularla yeniden beyazperdeye geliyor. Gizemli hayalet öykülerinden hoşlananlar için.
Closing The Ring (Kayıp Yüzük ) Gösterim tarihi: 18.Temmuz.2008
Beyazperdenin usta yönetmenlerinden Richard Attenborough, Kayıp Yüzük'te İkinci Dünya Savaşı'nda başlayıp günümüze kadar uzanan bir aşk öyküsünü anlatıyor. Senaryoda Peter Woodward'ın imzası var.
Hürriyet Sinama
|
|
|
|
|
11
|
Kültür&Sanat,Eğlence,Spor / Vizyona Giren Filmler / Gösterimdeki Filimler
|
: 11 Temmuz 2008, 15:31:58
|
|
Narnia Günlükleri: Prens Kaspiyan
Narnia Günlükleri Gösterim tarihi: 11.Temmuz.2008
C.S. Lewis’in romanından uyarlanan Narnia Günlükleri: Aslan, Cadı ve Dolap adlı filmde macera kaldığı yerden devam ediyor. Serinin ikinci filminde yönetmen koltuğunda Andrew Adamson oturuyor. Adamson bu seriyi çekmeyi "Bana çok önemli bir çocukluk hatıramı ele alıp kendi vizyonumu ekleme fırsatı verildi" diyerek tanımlıyor.
Bir Çılgının İçinde Gösterim tarihi: 11.Temmuz.2008
Siyah tenli, bembeyaz giysilerden başka hiçbir şey giymeyen, insana benzeyen ama aslında insan olmayan bu ilginç 'yaratığın' sırrı ne olabilir ki.. Brian Robbins'in yönettiği filmi Eddie Murphy sürüklüyor. Rol arkadaşları arasında son dönemin yükselen yıldızlarından Elizabeth Banks var.
Kung Fu Panda Gösterim tarihi: 04.Temmuz.2008
Orijinal seslendirme kadrosunda Angelina Jolie ve Jack Black gibi ünlülerin de bulunduğu Kung Fu Panda, küçükler kadar büyüklerin de keyifle izleyebileceği bir yapım.
Aşkzede Gösterim tarihi: 04.Temmuz.2008
Bu sezonun en çok söz edilen filmlerinden Forgetting Sarah Marshall seyirciyle buluşuyor. Nicholas Stoller’ın ilk yönetmenlik denemesiolan filmin senaryosunda da ana karakteri canlandıran Jason Segel'in imzası var. Aşkta mutluluğu yakalamak için insanların neler yapabileceği üzerine bir deneme.
Hancock Gösterim tarihi: 04.Temmuz.2008
İyi niyet her zaman iyi sonuçlar ortaya çıkarmaz.. Tıpkı iyi niyetli kahramanların yaptıklarının her zaman iyi sonuçlar doğurmayacağı gibi... İşte Hancock bu tür bir 'kahramanın' öyküsü üzerine kurulu. Filmin ağır topu ise Will Smith.
Kadavra Gösterim tarihi: 04.Temmuz.2008
Sırf kariyer hırsınız yüzünden en mükemmel cinayeti tasarlama yarışmasına katılır mısınız... ABD'de daha çok TV için yaptığı dizilerle tanınan Marc Schoelermann'ın imzasını taşıyan Kadavra işte böyle bir öykü anlatıyor. Film, iki üstün yetenekli tıp adamının ölümcül rekabeti üzerine kurulu.
Wanted (Wanted) Gösterim tarihi: 27.Haziran.2008
Kazak yönetmen Timur Bekmambetov'un ilk İngilizce çalışması olan Wanted'ın kadrosunda Angelina Jolie, James McAvoy ve Morgan Freeman gibi ünlü oyuncular yer alıyor. Yönetmen filmini “çok farklı bir dünyayı keşfeden sıradan bir adamın öyküsü" diyerek tanımlıyor. Film, Mark Millar ve J.G. Jones’ın aynı adlı çizgi roman serisinden uyarlandı.
Ma Vie n'est Pas Une Comédie Romantique (Senden Başka ) Gösterim tarihi: 27.Haziran.2008
Masum bir öpücükle bile kalbinizin yerinden fırlayacakmış gibi atmasına neden olan ilk aşkınız yıllar sonra karşınıza çıksa onu ilk bakışta tanır mıydınız. Hayatınızda işler kötü gidiyorsa eğer ona karşı yeniden bir şeyler hisseder miydiniz.
Rogue (Timsah: Nehrin Dişleri ) Gösterim tarihi: 27.Haziran.2008
Esin kaynağını 1970'lerde yaşanan bir olaydan alan Timsah: Nehrin Dişleri'nin yönetmenliğini de senaristliğini de Greg McLean üstleniyor. McLean, Eylül 1978 ile Temmuz 1979 arasında Avustralya'da yaşanan ve balıkçı teknelerine büyük zarar veren halkın "sweetheart" adını taktığı timsahla ilgili gazete haberini okuyunca bu filmi yapmaya karar vermiş.
Hürriyet sinama
|
|
|
|
|
12
|
Konu Dışı / Türkiyeden ve Dünyadan Güncel Haberler / Hamile erkeğin hayatı filme alınacak
|
: 11 Temmuz 2008, 15:13:26
|
|
Hamile erkeğin hayatı filme alınacak
ABD'de geçen ay doğuran dünyanın ilk "hamile erkeği" Thomas Beatie'nin hayatı filme alınacak.
İngiliz film ve TV şirketi September Films'in, bir kadın olarak dünyaya gelen, ancak hormon tedavisiyle erkek olan Beatie'nin hikayesini anlatacağı filmi Kanal 4'te gösterilecek.4 firma arasından Beatie'nin hikayesini Kanal 4 için filme çekme hakkını kazanan September films belgeselde, Beatie'nin çocukluğunu, cinsel kimliğiyle mücadelesini, gebeliğini ve kızını dünyaya getirmesini anlatacak.
Erkekliğe geçerken kadın üreme organlarını koruyan 34 yaşındaki Beatie 29 Haziranda bir kız bebek dünyaya getirmişti.Kendi yumurtalarının bir donörden alınan spermlerle döllenmesi sonucu gebe kalan Beatie'nin hamileliği, ilk duyulduğunda tüm dünyada şaşkınlık yaratmıştı.Tracy Lagondino adıyla dünyaya gelen Beatie, Hawaii'de geçen çelişkili gençliğini kaleme aldığını açıklamıştı.
AA
|
|
|
|
|
13
|
Konu Dışı / Türkiyeden ve Dünyadan Güncel Haberler / Tıkla OKS sonucunu öğren
|
: 11 Temmuz 2008, 14:48:44
|
Tıkla OKS sonucunu öğren Bu yıl son kez yapılan ve 913 bin 612 öğrencinin katıldığı Ortaöğretim Kurumları Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Sınavı (OKS) sonuçları açıklandı.OKS'de Matematik-Fen (MF) ve Türkçe-Matematik (TM) puan türlerinde 97 öğrenci 500 tam puan alarak birinci oldu. ... Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor Linkleri görebilmek İçin Üye Olun veya Giriş Yapın
|
|
|
|
|
14
|
Konu Dışı / Türkiyeden ve Dünyadan Güncel Haberler / Depremler, en az 2 saat öncesinden bilinebilecek.
|
: 11 Temmuz 2008, 12:40:37
|
|
Depremler, en az 2 saat öncesinden bilinebilecek.
Amerikalı bilim adamları, depremden saatler önce yer kabuğunda bazı çatlaklar oluştuğunu keşfetti. Oluşan çatlakları tespit eden aygıtlar da başarıyla denendi. Bu sayede, depremlerin oluşmalarından 2 ila 10 saat önce bilinip bir erken uyarı sistemi geliştirilebileceği belirtildi. Erken uyarı sisteminin 10 yıl içinde hazır olabileceği öne sürüldü.
NATURE Dergisi’nde önceki gün yayımlanan araştırmada, birçok yönden Türkiye’deki "Kuzey Anadolu Fayı"na benzetilen, ABD’nin California eyaletindeki "San Andreas Fayı" seçildi. Bilim adamları, fay üstünde yer alan 1 km derinliğindeki kuyularda uzun süredir ölçümler yapıyordu.
Araştırmacıların amacı, en küçük depremlerden önce bile, yer kabuğunda oluşan gerilim nedeniyle bazı çatlak ve kırıklar oluştuğu tezini doğrulamaktı. 2005 yılı aralık ayında, fay üzerinde 3 büyüklüğünde bir deprem oldu ve bu tez doğrulandı. Bilim adamlarının kuyulara yerleştirdikleri teknik aygıtlar, yeryüzeyindeki değişimi 10 saat öncesinden tespit ettiler. Beş gün sonra gerçekleşen sadece 1 büyüklüğündeki küçük deprem de, aygıtlar tarafından tam 2 saat önceden algılandı.
Umut veren çalışma
Araştırma ekibinde yer alan Washington’daki Carnegie Enstitüsü sismoloğu Paul Silver, "Gözlemlerimiz bize çok cesaret verdi. Bunun her depremden önce yaşanan fiziksel bir süreç olduğunu doğrulayabilecek yeni çalışmalar yapacağız" dedi.
Depremin merkez üssündeki yer altı hareketleri başladığı zaman devreye giren mevcut erken uyarı sistemleri, bu nedenle ancak birkaç saniye öncesinden deprem uyarısı yapabiliyor. Son araştırmadan somut bir sonuç elde edilebilirse, büyük depremler öncesinde insanlara 10 saati aşkın bir zaman kazandırılacak. Ancak sismolog Silver, "Bunun için 10, hatta belki 20 yıla daha ihtiyacımız var" diyor.
hurriyet.com.tr
|
|
|
|
|
15
|
Kültür&Sanat,Eğlence,Spor / Sinema / Tabu yıkan filmler
|
: 09 Temmuz 2008, 15:34:16
|
|
Tabu yıkan filmler
Sinema tarihinde öyle yönetmenler ve onların çektiği öyle filmler var ki onları unutmak mümkün değil. Bunun sebebi de anlatmak istediklerini beyazperdeye taşırken tabuları yıkmaları.. Hem de ağır eleştirileri göz önüne alarak. Aralarında Michael Winterbottom, Nagisa Oshima, Lars von Trier'in de bulunduğu bazı yönetmenler benzerine fazla rastlanmayan bir şekilde senaryodaki cinsellik içeren sahneleri gerçeğe dönüştürünce bu filmler de tarihe geçti.
1990 ve 2000'li yıllarda sadece konusuyla değil anlatım tarzıyla ve içeriğindeki gerçek sevişme sahneleriyle çok tartışılan o yapımlar.
Geri Zekalılar
Danimarkalı yönetmen Lars von Trier'nin 1998 tarihli filmi Idioterne (Geri Zekalılar) “normal” insanların arasına karışıp zihinsel özürlü gibi davranarak yaşadıkları toplumun değerlerine aykırı olmayı hedefleyen bir grup insanın öyküsünü anlatıyor. Gittikleri her yerde anarşi yaratan ve insanlara rahatsızlık veren, onları kızdıran, gülünç duruma düşüren bu grup için hiçbir şey içlerinden birinin oyunu yeni bir şekilde oynaması ve sınırların ötesine geçmenin yolunu keşfetmesi kadar tatmin duygusu vermez. Karen bu grubun üç üyesiyle karşılaşınca kendini istemeden onların küçük oyunlarının içinde bulur ve davranışlarının ne anlama geldiğini keşfedip kendi de oyunna katılınca hepsini memnun eder.. Yönetmen Lars von Trier bu filmi efekt ve makyaj kullanmadan sadece doğal ışığın kullanıldığı Dogma akımının etkisinde çekmişti.
Pola X
Herman Melville'in romanından uyarlanan film yönetmen Leo Carax'ın imzasını taşıyor. Pola X, Normandiya'da bir şatoda annesi Marie ile birlikte yaşayan Pierre'in öyküsü üzerine kurulu. İyi görünüşlü ve zenginler. Birbirlerini seviyorlar. Pierre her sabah babasının ona bıraktığı motorsiklete binip sarışın nişanlısı Lucie'yi görmeye gidiyor. Onlar da birbirlerini çok seviyorlar. Bir gece Marie, Pierre'e Lucie ile evlilik tarihinin artık belirlenmesi gerektiğini söylüyor. Ancak o gece karanlık ormandan şatoya yabancı bir kadın çıkageliyor. Doğu Avrupa aksanıyla konuşan ve isminin Isabelle olduğunu söyleyen kadın Pierre'e "Sen tek çocuk değilsin. Ben senin kızkardeşinim" diyor. Pierre ona inanıyor ve herşeyi iptal edip Isabelle ile Paris'de yaşamaya karar veriyor.
Romans
Beyazperdenin sakıncalı yöneten Catheine Breillat'nın imzasını taşıyan film, eşiyle birlikte olamayan bir ilkokul öğretmeninin öyküsü üzerine kurulu. Maria, kocasını çok sever. üstelik son derece güzeldir de ama kocası bir tülü onunla birlikte olmak istemez. Bunun üzerine Marie, hayatına değişiklik katmak için farklı çevrelerin içine girmeye karar verir. Bazı eleştirmenler tarafından pornografik olmakla eleştirilen film, ülkemizde kesintisiz olarak gösterime girmişti.
Baise Moi
Bir çeşit Fransız Thelma ve Louise'i olarak tanımlanan film, biri eski fahise diğeri tecavüze uğramış iki kadının çıktığı intikam yolculuğunu anlatıyor. İçeriği nedeniyle Fransa'da uzun süre yasaklılar listesinde kalmıştı.
Mahremiyet
Ülkemizde de sinemalarda gösterine film; Hanif Kureishi’nin kitabından Fransız yönetmen Patrice Chéreau tarafından sinemaya uyarlandı. Film birbirlerini doğru düzgün tanımayan ama sadece bedensel ihtiyaçları için çarşamba günleri buluşan Claire ve Jay'in öyküsünü anlatıyordu.
The Pornographer
Yönetmenliğini Bertrand Bonello'nun yaptığı film, uzun bir aradan sonra ayrıldığı porno film sektörüne geri dönüş yapmak isteyen ama yeni kurallara bir türlü uyum sağlayamayan bir yönetmenin öyküsünü anlatıyor.
Ken Park
Larry Clark ve Edward Lachman'ın yönettiği Ken Park, yeniyetmelerin dünyasına farklı bir bakış getiren bir yapım. Gençlerin birbiriyle ve aileleriyle olan ilişkilerini doğrudan anlattığı için film gösterildiği dönemde şok yaratmıştı.
The Brown Bunny
Vincent Gallo'nun yönettiği film, hayatının aşkını kaybeden, Bud Clay'ın trajik hikayesini anlatıyor. Hikaye motosiklet yarışçısı olan Bud'un New Hampshire'daki beş gün süren yarışıyla başlıyor. Bud'ın bir sonraki yarışı Califonia'dadır ve Amerika'ya yolculuğunu unutamadığı aşkının hatıralarını hatırlayarak sürdürü, fakat ne yapsa bu hatıraları unutamamaktadır.Daisy'nin yerini alacak birini bulamamakta ve hiçbir kadına aşık olamamaktadır.
9 Şarkı
Sinema ustası Michael winterbottom'ın imzasını taşıyan 9 Songs, içerdiği cinsellik dozu yüksek sahneler nedeniyle uzun süre tartışılmıştı. Film ülkemizde 4. Bağımsız Filmler Festivali'nde seyirciyle buluştu.
Cennette Savaş
Genç yönetmen Carlos Reygadas'ın filmi (Batalla En Cielo) 2005'teki Cannes Film Festivali'nde cesur anlatımıyla kelimenin tam anlamıyla yeri yerinden oynatmıştı.
Destricted
Çağdaş sanat ve film dünyasının tanınmış isimleri Marina Abramovic, Matthew Barney, Marco Brambilla, Larry Clark'ın bu ortak çalışması cinsellik, sanat ve pornografi sularında dolanan bir kısa filmler derlemesiydi. Bu ortak çalışmadaki kısa filmler, sanat pornografi kılığına sokulabilir mi, pornografi sanat kılığına sokulabilir mi gibi sorulara kışkırtıcı cevaplar veren bir yapımdı.
El Topo
27. Uluslararası İstanbul Film Festivali'nin 68 ve Mirası bölümünde gösterilen film, 1970'lerin çığır açan geceyarısı filmi olarak nitelendiriliyor.Siyahlar giymiş vahşi silahşör El Topo, bu kinayeli western filminin ilk yarısında yanında çıplak oğluyla birlikte dört silah ustasına karşı ölümcül bir savaşa girer. Filmin ikinci yarısında ise bu sefer bir yeraltı topluluğuna katılır, huzur ve barışa giden yolları öğrenir.
Duygu İmparatorluğu
Japon sinema ustası Nagisa Oshima'nın imzasını taşıyan film, esin kaynağını gerçek bir olaydan alıyor. Zengin bir adam ile hizmetçisi arasındaki tutkulu aşk ilişkisini konu alan yapımda Oshima, toplumun cinselliğe yüklediği anlama ilişkin çarpıcı bir eleştiri de getiriyordu filminde.
Caligula
İtalyan yönetmen Tinto Brass'ın 1979 yılında çektiği film, Antik Roma'ya pornografik bir bakış açısıyla yaklaşıyor. Senaryosunu Gore Vidal'ın yazdığı filmde Malcolm McDowell, John Gielgud, Peter O'Toole ve Helen Mirren gibi ustalar yer alıyordu.
Spetters
Daha sonra Hollywood'a göç eden Hollandalı yönetmen Paul Verhoeven bu filmde anavatanındaki gençlerin yetişkinliğe geçişini anlatıyordu.
Zehirli Güzellik
Raymond Radiguet'nin romanından İtalyan yönetmen Marco Bellocchio'nun sinemaya uyarladığı Devil in the Flesh (Zehirli Güzellik) ailesini esrarengiz bir yangında kaybeden bir genç kızın yaşımını konu alıyordu. Maruschka Detmers filmdeki rdolüyle uzun süre konuşulmuştu.
|
|
|
|
|
|
|